KONSOLOSLUK GÖREVLİLERİNİN YARGI BAĞIŞIKLIĞI

Konsolosluk memurlarının kişi dokunulmazlığı diplomatik temsilcilerin kişi dokunulmazlığına nazaran daha sınırlıdır. Konsolosluk ajanının diplomasi dokunulmazlık ve bağışıklıklarına nazaran daha dar, saf işlevsel bir temele dayanan statüleri, konsolosluk anlaşmalarında belirlenip genellikle en çok gözetilen ulus kaydıyla donatılmaktadırlar. 1963 tarihli Konsolosluk ilişkilerine dair Viyana Sözleşmesi 1967’de yürürlüğe girmiştir. Türkiye ise bu Sözleşmeye 1975 yılında katılmıştır. Bu Sözleşme tamamlayıcı kuralları da beraberinde getirmektedir. Sözleşmede, ikili anlaşma hükümleri saklı tutulmuştur ve taraflar arasında aksini öngören hükümler bulunmadığında Viyana Sözleşmesindeki Hükümler uygulanmaktadır.

1. Konsolosluk memurları ve konsolosluk hizmetlileri, resmî görevlerinin yerine getirilmesi

sırasında işledikleri fiillerden dolayı kabul eden Devlet’in adlî ve idarî makamlarının yargısına tabi değildirler.

2. Bununla beraber, bu maddenin fıkrası hükümleri

a) Bir konsolosluk memurunun veya bir konsolosluk hizmetlisinin açıkça veya zımnen gönderen

Devlet’in vekili sıfatıyla akdetmediği bir mukaveleden doğan veya

b) Kabul eden Devlet ülkesinde bir taşıt aracının, bir geminin veya bir hava taşıtının sebebiyet

verdiği zarar yüzünden üçüncü bir kişi tarafından açılan hukuk davalarına uygulanmaz.”

72/1 nolu Ülkemizde Görevli Diplomatik Misyon Mensuplarının Bağışıklık Ve Ayrıcalıkları Hakkında genelgenin 12. Maddesinde Dışişleri Bakanlığının 15/04/2005 tarih ve 377.00/2005/PDGY/158412 sayılı yazıları ile Ülkemizde bulunan yabancı ülke diplomat ve konsolosların kimlik kartlar ile ilgili olarak hamillerinin hangi ayrıcalık ve bağışıklardan yararlanacakları açıklığa kavuşturularak konsolosluk görevlilerinin aile üyelerinin kişi dokunulmazlığı ve yargı bağışıklığı bulunmadığı belirtilmiştir.

“Konsüler Misyonlar için kartın ön yüzünün arka planında “CC” harfleri bulunmaktadır:

I’inci Sınıf Yabancı Misyon Personeli Kimlik Kartı: Ülkemizde yerleşik Başkonsolosluklarda, konsüler statüde görev yapan personele düzenlenecek olan kimlik kart olup, rengi laciverttir. Kartın sahibinin kısıtlı kişisel dokunulmazlığı vardır. Ağır suç işlemesi halinde ve mahkeme kararıyla tutuklanabilir. Yargı bağışıklığı resmî sıfatıyla yaptığı eylem ve işlemler dışında geçersizdir.

II’nci Sınıf Yabancı Misyon Personeli Kimlik Kartı: Ülkemizde yerleşik Başkonsolosluklarda idarî veya teknik personel statüsünde görev yapan personele düzenlenecek olan kimlik kartı olup, rengi turuncudur. Kartın sahibi, resmî sıfatıyla yaptığı eylem ve işlemler dolayısıyla yargı bağışıklığından faydalanır. Kişisel dokunulmazlığı yoktur.

III’üncü Sınıf Yabancı Misyon Personeli Kimlik Kartı: Ülkemizde yerleşik Başkonsolosluklarda görevli memurların eş ve 18 yaşından küçük çocuklar için düzenlenecek olan kimlik kartı olup, rengi sarıdır. Kartın sahibi konsolosluk aile bireyi olup, kişisel dokunulmazlığı ve yargı bağışıklığı bulunmamaktadır.

IV’üncü Sınıf Yabancı Misyon Personeli Kimlik Kartı: Ülkemizde yerleşik Başkonsolosluklarda görevli olup, herhangi bir ayrıcalık ve bağışıklıktan yararlanmayan personel ile aile bireylerine düzenlenecek olan kimlik kart olup, rengi açık mavidir.”

Konsolosluk mensupları, adli ve idari davalar sırasında kabul eden devletin yetkili makamları tarafından tanıklık yapmaya çağrılabilirler. Konsolosluk mensuplarının tanıklık durumu “Tanıklık yapmak yükümlülüğü” başlıklı 1963 tarihli KİHVS’nin 44. maddesinde düzenlenmiştir.

Madde 44 – Tanıklık yapmak yükümlülüğü

1.Konsolosluk mensupları adlî ve idarî davalar sırasında tanıklık yapmağa çağrılabilirler.

Konsolosluk hizmetlileri ve hizmet personeli mensupları bu maddenin 3. fıkrasında zikredilen durumlar dışında, tanıklık yapmayı reddetmemelidirler. Bir konsolosluk memuru tanıklık yapmayı reddettiği takdirde, ona hiçbir zorlayıcı tedbir veya başka müeyyide uygulanmaz.

2. Tanıklığı talep eden makam, konsolosluk memurunun görevlerinin yerine getirilmesini sekteye uğratmaktan kaçınmalıdır. Bu makam mümkün olduğu takdirde her defasında, konsolosluk memurunun tanıklıkla ilgili ifadesini memurun ikametgâhında veya konsoloslukta alabilir veya konsolosluk memurunun yazılı beyanını kabul edebilir.

3. Bir konsolosluğun mensupları görevlerinin yerine getirilmesiyle ilgili olaylar hakkında tanıklık yapmak veya bununla ilgili resmî yazışma ve belgeleri göstermek zorunda değildirler. Konsolosluk mensupları, keza, gönderen Devlet’in ulusal kanunları hakkında bilirkişi olarak tanıklık yapmayı reddetmek hakkına da sahiptirler.”

Madde 45 -Ayrıcalık ve bağışıklıklardan feragat

1. Gönderen Devlet, bir konsolosluk mensubu hakkında, 41, 43 ve 44. maddelerde öngörülen ayrıcalık ve bağışıklıklardan feragat edebilir.

2. Feragat daima açık olmalı ve bu maddenin 3. fıkrasındaki hükümler saklı kalmak üzere, kabul eden Devlet’e yazılı olarak bildirilmelidir.

3. Bir konsolosluk memuru veya bir konsolosluk hizmetlisi, 43. madde uyarınca yargı bağışıklığından yararlandığı bir konuda bir dava ikame ederse, esas talebe doğrudan doğruya bağlı herhangi bir mukabil talep hakkında yargı başkanlığını ileri süremez.

4. Hukukî veya idarî bir dava ile ilgili olarak yargı bağışıklığından feragat, kararın uygulanmasına ait tedbirlere ilişkin bağışıklıktan da feragat edildiği anlamına gelmez. Bunlar için de ayrı bir feragat gereklidir.

Bir konsolosluk memuru veya bir konsolosluk hizmetlisi, 43. madde uyarınca yargı bağışıklığından yararlandığı bir konuda bir dava ikame ederse, esas talebe doğrudan doğruya bağlı herhangi bir mukabil talep hakkında yargı başkanlığını ileri süremez.  Bu durumda konsolosluk mensubuna açılacak karşı davalarda ve ileri sürülebilecek taleplerde şayet karşı dava ve ileri sürülen talep konsolosluk mensubunun açmış olduğu esas dava ile bağlantılı ise ilgili konsolosluk mensubu yargı bağışıklığından yararlanamayacaktır.

Hukukî veya idarî bir dava ile ilgili olarak yargı bağışıklığından feragat, kararın uygulanmasına/icrasına ait tedbirlere ilişkin bağışıklıktan da feragat edildiği anlamına gelmez. Bunlar için de ayrı bir feragat gereklidir.

KONSOLOSLUK HUKUKUNDA YARGI BAĞIŞIKLIĞI İLE İLGİLİ OLARAK MAHKEME KARARLARI

(Yargıtay 9. Ceza Dairesi 23.11.1983 tarih, 1983/2665 E. ve 1983/2946 K.)

Yargıtay’ın, konsolosların yargı bağışıklığı ile ilgili vermiş olduğu kararlar mevcuttur. Yargıtay’ın vermiş olduğu bir kararda Yunanistan’ın, İstanbul Başkonsolosluğu’nda görevli konsolosluk memuru, trafikte aracıyla çarptığı bir Türk vatandaşının ölümüne sebebiyet vermiştir. Yerel mahkeme kararında konsolosluk mensuplarının karıştığı bir kazada 1963 tarihli KİHVS hükümlerinin uygulanacağını, Sözleşmenin 43. maddesine göre konsolosluk mensuplarının resmi görevleri sırasında işlenen suçlardan dolayı yargı bağışıklığının olduğunu, somut olayda görev sırasında işlenmiş bir fiil olmadığından dolayı ilgili memur hakkında mahkûmiyet kararı vermiştir. Sanık konsolosluk memuru Vasillios’un müdafisinin kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesi temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermiştir.

Yargıtay 13. HD. E.1989/3896, K.1989/6648, T. 16.11.1989

“İddia ve savunmadan anlaşıldığı üzere kira sözleşmesi davacı ile ABD Konsolosluğu arasında kurulmuştur. Konsolosluk ABD’yi temsil ettiğinden olayda kira ilişkisi davacı ile ABD arasındadır. 2675 sayılı MÖHUK’un 33. maddesinde; yabancı devlete özel hukuk ilişkilerinden doğan hukukî uyuşmazlıklarda yargı muafiyeti tanınmayacağı; bu gibi uyuşmazlıklarda yabancı devletin diplomatik temsilcilerine tebligat yapılabileceği öngörülmüştür. Kira sözleşmesi hususî hukuk işlemidir. Davacı bu sözleşmeye aykırı davranıştan doğan hor kullanma tazminatı ve telefon kullanmadan doğan alacağını istemiştir. Davalı milletlerarası hukuk ve Viyana Anlaşması’na göre bir devletin bir başka devlet tarafından yargılanamayacağını savunmuştur. Olayın niteliğine göre davalı devletin yargı muafiyeti bulunmamaktadır. Davanın reddi usul ve yasaya aykırıdır ve bozma nedenidir.”

Yargıtay HGK E.1991/6–299, K.1991/406, T. 18.9.1991

“Davalı Lübnan Devleti’ni temsilen Lübnan Büyükelçiliği’ne çıkan davetiyenin Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’nca, muhatap büyükelçiliğe diplomatik yoldan duyuru şeklinde iletilmiş olduğu Dışişleri Bakanlığı’nın yazısından anlaşılmıştır. Yerel Mahkeme bunun üzerine davalı devlet büyükelçiliğinin konsolosluk ikametgâhı olarak kullandığı yerin yargı muafiyeti içinde kaldığını kabul ederek davayı reddetmiştir. Davacının temyiz başvurusu üzerine Özel daire, bir devletin mahkemeleri önünde yargılanamama muafiyeti yargılanan devletin egemenlik hakları ile ilgili bulunduğundan, bu hakkın dışında kalan özel hukuk ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda muafiyet kuralının uygulanmayacağı gerekçesiyle ve 2675 sayılı Kanun’un 33. maddesine dayanarak yerel mahkeme kararını bozmuştur. Yerel mahkeme ise önceki kararında direnmiştir. Dava ihtiyaç sebebiyle tahliye isteğine ilişkin olup, yerel mahkeme ile özel daire arasındaki uyuşmazlık davalı tarafın yargı muafiyetinden yararlanıp yararlanmayacağı noktasında toplanmaktadır. 2675 sayılı MÖHUK’un 33. maddesinde; yabancı devlete özel hukuk ilişkilerinden doğan hukukî uyuşmazlıklarda yargı muafiyeti tanınmayacağı; bu gibi uyuşmazlıklarda yabancı devletin diplomatik temsilcilerine tebligat yapılabileceği hükme bağlanmıştır. Yabancı bir devletin özel bir şahıs gibi giriştiği özel hukuk ilişkilerinden dolayı aleyhine açılacak dava ile diplomatik temsilcilerin yargı muafiyetini birbirine karıştırmamak gerekir. Gerek Türkiye’nin taraf olduğu Viyana Sözleşmesi’nde ve gerekse bu hususta düzenlenmiş ikili veya çok taraflı anlaşmalarda kabul edilen muafiyet, diplomatik temsilcilerle ilgili olup, temsil ettikleri devlet aleyhine açılan davalar için değildir. O halde önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”

Avukat Yasin Baykal

Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra Konak İzmir’de yer alan ofisinde serbest avukatlık faaliyetlerine devam etmektedir. İzmir Bakırçay Üniversitesi’nde Kamu Hukuku Tezli Yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir. Hukuki sorunların ortaya çıkmasının önlenmesi için danışmanlık, mevcut hukuki sorunların çözümünün sağlanması ve kaliteli hizmet sunabilmek için, konularında uzman kişi ve kurumlarla işbirliği içinde çalışmaktadır. Tel: 0506 128 95 95 Büro Adres: İsmet Kaptan Mah. Gazi Bulvarı No:116 K:3 D:305 Çankaya35210 Konak/İzmir https://goo.gl/maps/gZrHL2cTSZtzR3YK9

You may also like...